24 Temmuz 2007 Salı

Gökyüzünde Yalnız Gezen Yıldızlar

Dinner in the Sky adlı Belçikalı bir şirket, bir mobil vinç yardımıyla yerden 50 metre yükseklikte oluşturduğu restoranda çılgın konuklarını ağırlıyor. Sıradan bir yemek organizasyonunu gökyüzünde büyülü bir atmosfere dönüştürmek, konukların hayal gücüyle sınırlı. 22 kişilik bir yemek masası etrafına yerleştirilmiş sandalyelerde oturan konuklar, dört noktadan sabitlenmiş ve hareket imkanını kısıtlamayan emniyet kemerlerini takıyorlar ve yemeklerinin tadını çıkarıyorlar.

Profesyonel bir ekip, her türlü güvenlik tedbirini almış ve siz yemeğinizi yerken en ufak bir şekilde sizi rahatsız etmiyor.. Siz dostlarınızla yemek yerken ikinci bir mobil vinç yardımıyla oluşturulan bir diğer platformda müzisyenlerin size sunduğu müzik ziyafetinden faydalanabilirsiniz.. Veya siz bir iş yemeğinde ya da tanıtım organizasyonunda iken, diğer vincin yardımıyla oluşturulan platformda sergilenen otomobilleri seyredebilir ya da bir moda defilesini izleyebilirsiniz.


500 m²’lik bir güvenlik alanı oluşturulabildiği sürece, her yerde yapılabilecek olan bu aktiviteden bir günde 8 saate kadar (müşterinin tercihine bağlı, ücret tarifesi değişiyor tabi) yararlanmak mümkün. Kişi başı yaklaşık 40 € /saat ücreti olan organizasyon büyük bir hızla tüm Avrupa’da yayılmakta. Dinner in the Sky’ın Forbes.com tarafından, tüm dünyanın en olağandışı 10 restoranı arasında gösterildiğini de belirteyim..

15 Temmuz 2007 Pazar

Az Kalsın Ünlü Oluyorduk

Müzik severlere müzik endüstrisinde aktif bir rol oynama fırsatı verecek olan VIPbandmanager, üyesi olacak 50000 kişinin sıfırdan bir müzik grubu oluşturup bu grubun menejerleri olmaları imkanını sağlıyor. Üye sayısı 50000’e ulaştıktan sonra toplanacak olan kişi başı sadece 20₤ ile grubun isminden tutun da bateristin seçimine kadar, bir müzik grubuyla ilgili her detay için sizin de söz hakkınız oluyor. Grup oluşturulduktan sonra üyeler, plak şirketlerinin ve menejerlerin yaptığı bütün perde arkası aktiviteleri yapmaya devam ediyorlar: yapımcıların seçilmesi, grubun imajı ve promosyonu ile ilgili kararlar alınması, bir İngiltere turnesi organize edilmesi ve tabi ki müzik listelerinde üst sıralara ulaşılması.


Peki menejer olmak size ne kazandırıyor? 50000 kişi içerisinde tek başınıza kendinizi VIP hissetmeniz mümkün gözükmese de, yapılacak özel partilere giriş ve sahne arkasına erişim şansı yakaladığınız gibi, aynı zamanda da bir video oyunu ücreti kadar para vererek gerçek bir müzik grubunun kariyerini şekillendirme fırsatı buluyorsunuz. Kulağa eğlenceli geliyor…

19 Haziran 2007 Salı

Şapkaya Takılan Buz Torbaları


Yeryüzündeki sıcaklık dengelerinin bozulması, içinde bulunduğumuz yaz mevsimini de etkiliyor. Aşırı sıcaklar, özellikle bebekler ve küçük çocuklar için hipertermi (vücut sıcaklığının 41°C veya daha yüksek bir değere yükselmesi durumunda ortaya çıkan ve sıcak çarpmasına yol açabilen bir durum) riskini arttırıyor. Vücudun harcayacağı ısıdan daha fazlasını içine aldığında gerçekleşen bu durum, kalıcı bozukluklara ve hatta ölüme neden olabilir. Japonya’da bulunan Kiribai Chemical firması, küçük çocuklar ve bebekler için geliştirdiği buz torbalarıyla bu sorunu çözmüş gözüküyor. Buz torbaları, herhangi bir şapkaya kolayca monte edilebiliyor ve vücut sıcaklığını 2°C düşürüyor.

12 Haziran 2007 Salı

Çevreci Yeşil Süt Şişeleri

Tasarımı ve üretimi İngiltere’de yapılan çevre dostu Greenbottle (Yeşil şişe), geridönüşümü kolaylaştırmaya yönelik akıllıca tasarlanmış iki kısımdan oluşan bir süt şişesi.. Şişenin, geri dönüşümü kolay dış kabının içinde bir de mısır nişastasından yapılmış bakterilerle ayrışabilen iç haznesi bulunmakta. Dış plastik kap; şişeyi nemden koruyucu özellikte ve kolay taşıma, stoklama ve boşaltmaya uygun bir şekilde tasarlanmış. İçteki hazne ise, şişe boşaldığında kolayca dışarı çıkartılabilir ve altı hafta içinde toprağa karışıp geri dönüşüme kazandırılabilir.

Sadece İngiltere’de bir yılda üç milyon ton plastik dışarıya atılıyor. Üreticiler, perakendeciler ve tüketicilere çevreye çok büyük zararı olan bu durumla baş etmek için büyük iş düşüyor. Yeşil şişeler ve benzerlerinin tüm dünyada yaygınlaşması, bu problemin önüne geçebilecek naçizane çözümlerden biri olarak gözüküyor.

10 Haziran 2007 Pazar

Gezici Vestiyer

Müzik festivalleri ve diğer açık hava etkinliklerinde, katılımcılar için en büyük problemlerden birini, özel eşyalarının taşınmasının getirdiği yük veya aktivite sonuna kadar güvenli bir biçimde nerde muhafaza edileceği oluşturmaktadır. İngiltere’deki CloakVRoom şirketi, oluşturduğu gezici vestiyer araçlarıyla bu problemi halletmiş gözüküyor. Gezici vestiyer araçlar 24 saat güvenli hizmet vererek, aktivite katılımcılarının akılları arkada kalmadan iyi vakit geçirmelerine yardımcı oluyor.

CloakVRoom, müşterilerine üzerinde şirketin telefonunun ve web sayfasının yazılı olduğu numaralı bileklikler veriyor. Müşteriler, herhangi bir eşyalarını unuturlarsa, CloakVRoom ile temasa geçip, eşyalarını istiyorlar ve şirket, müşterisine unuttuğu eşyayı posta ile ulaştırıyor.
CloakVRoom’un sahibi Gary Pitt’e göre, gezici vestiyer araçlara inanılmaz bir talep var ve araçlar Eylül 2007 sonuna kadar festival organizatörleri tarafından kiralanmış durumda. Bu festivaller arasında Bestival, The V Festival, Creamfields, Cornbury Festival, The Secret Garden Party, Lovebox ve daha nicesi var..
Şirket, 2008 yılında araç sayısını arttırarak, gezici vestiyer kavramını tüm Avrupa’ya ulaştırmayı hedefliyor..

Diğer %90 İçin Tasarım

“Dünyanın en akıllı tasarımcıları, yeryüzündeki %10’luk elit kesimin ihtiyaçlarını karşılamak için çalışıyor.. Onlara şarap şişeleri, son moda kıyafetler ve Maserati’ler yapıyor.. Bu saçma oranı tersine çevirmek için bir devrime ihtiyacımız var..” Bu sözler, fakir çiftçileri girişimcilik konusunda destekleyen Uluslararası Kalkınma Teşebbüsleri başkanı Dr. Paul Polak’a ait.. Cooper Hewitt Ulusal Tasarım Müzesi, 23 Eylül 2007 tarihine kadar sürecek “Design for the other 90% (Diğer %90 için Tasarım)” sergisine ev sahipliği yapıyor. Fakir insanların temel ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla düzenlenen bu sergide, bu insanların hayatlarını kolaylaştıracak buluşlar sergileniyor.

Su ihtiyacının son yıllarda tüm dünyada had safhaya çıkması, bilim adamlarını ve tasarımcıları ister istemez bu konuda buluşlar yapmaya yöneltiyor. Yukarıdaki fotoğrafta görülen “Q-Drum”, dairesel haznesindeki 20 galon suyu bir çocuğun bile bir ip yardımıyla taşıyabileceği şekilde tasarlanmış. Su testilerini başlarının üstünde taşımaktan yorgun düşen genç kızların ve kadınların hayatlarını kolaylaştırıcı bir buluş..

Diğer fotoğrafta görülen buluşun adı ise “Yaşam Kamışı”.. Kamışın içindeki filtre, kamışın içine su çekildiğinde, suyun içindeki bakterileri öldürüyor. Dünya nüfusunun kayda değer bir kısmının güvenli ve temiz içme suyuna ulaşamadığı düşünülürse, bu buluşun su kaynaklı hastalıkların önüne geçmek adına ne kadar faydalı olduğu ortaya çıkıyor.. “Yaşam Kamışı”nın uygulanması ile ilgili Hindistan’da çekilmiş bu videoyu izleyebilirsiniz..
"Diğer %90 için Tasarım" sergisindeki diğer buluşlara, üstteki linkten ulaşabilirsiniz..

7 Haziran 2007 Perşembe

Sualtı Heykelleri

Heykeltıraş Jason Taylor’ın Grenada’da oluşturduğu sualtı heykelleri parkı gerçekten ilgi çekici.. Karayip Denizi’nde Grenada açıklarında 2-8 metre arası derinlikte bulunan heykellerin her biri; mercan, su yosunu ve süngerler için suni yaşam alanı oluşturduğu için bu sualtı parkı; balık, kaplumbağa ve diğer deniz canlılarının da bu yüzden ideal yaşam ve üreme alanı konumunda.. Bu da; parkı, balıkadamlar ve snorkelli dalgıçlar için ideal dalış alanı yapmaya yetiyor..


Taylor, Grenada Turizm ve Kültür Bakanlığı ile birlikte yürüttüğü bu çalışmayla Karayip kültürünün ve tarihinin gizemli güzelliklerini turistlerin ilgisine sunuyor.. Bu esnada Türkiye’de ne mi oluyor? Yapay Resif ve Batık Projesi kapsamında, emekliye ayrılmış Sahil Güvenlik botu törenle batırılıyor..

Taylor'ın sualtı heykellerinin resim galerisine buradan ulaşabilirsiniz..